Geçtiğimiz günlerde Armağan Çağlayan’ın sunduğu 196Sekiz programında Miray Akovalıgil’i dinlerken, Satürn’ün hayatımızdaki rolünü bir kez daha düşündüm. Miray, bugün geniş kitlelere ulaşan bir komedyen. Ancak sohbet sırasında söylediği bir cümle, başarının ardındaki görünmez emeği öyle güzel ortaya koydu ki: “10 yıldır video çekiyorum ve yayınlıyorum.”
Popülerliğinin yeni parladığını düşünürsek, bu cümlede gizli olan şey yalnızca azim değil; gerçek anlamıyla istikrar. On yıl boyunca, geniş bir kitle tarafından tanınmıyorken bile üretmeye devam eden biri… Bu tam da Satürn’ün dilidir.
Doğum haritasında Satürn’ün yücelimde, terazide bulunması ve navamsa haritasında kendi ofisi olan Kova’ya yerleşmesi, bu istikrarın kaynaklarını açıkça gösteriyor. Miray’ın sabrı, disiplini ve durmadan üretme iradesi, Satürn’ün ona bahşettiği dayanıklılığın bir tezahürü. Ve Satürn, her zaman olduğu gibi, düzenli çabaya gösterdiği o klasik sadakatini sergiledi: Geç de olsa, emeğin karşılığını verdi.
Vedik astrolojide dasha sistemi, hayatın akışını öylesine incelikli bir şekilde anlatır ki… Kimi dashalar “ne ekersen onu biçersin” dönemleridir. Kimi dönemler sebepsiz gelen lütuflar gibi akar. Bazıları ani parlamaları ve şöhret ihtimallerini taşır. Bazılarıysa uzun bir hazırlığın ardından gelen büyük sıçramaların zeminini oluşturur.
Fakat şu gerçeği defalarca deneyimlemişimdir:
Bir insanın dashasında büyük başarı potansiyeli olması, o potansiyelin otomatik olarak hayata geçeceği anlamına gelmez. Eğer kişi emek vermeye niyetli değilse, çalışma alışkanlığı yoksa, Satürn’ün sunduğu fırsatlar bile boşa düşer. Bu nedenle, haritasında parlak kariyer göstergeleri olup da hiç çalışma tercihinde bulunmadığı için bu potansiyeli hiç aktive etmeyen sayısız ev hanımı örneğine rastlarız. Potansiyel vardır; fakat kullanılmamıştır.
Bu yüzden yüksek hedefleri olan bir insan, yıllar boyu çalışmasına rağmen kendini hâlâ hedefine uzak hissedebilir. Bu, başarısız olduğu anlamına gelmez. Belki de beklediği parlak dasha dönemi henüz aktif değildir. Eğer o noktada pes eder, yönsüz ve amaçsız bir hayata savrulursa, kendisini ileride bekleyen o ışıklı dönemden mahrum kalır.
Miray Akovalıgil örneği bu açıdan çok çarpıcıdır. Onun istikrarlı üretimi, Satürn’ünün sağlam zemini ve nihayetinde aktifleşen ödüllü dasha periyodu birleştiğinde ortaya parlayan bir başarı hikâyesi çıkmıştır.
Hayatta her şey hızla olsun isteyen bir çağda yaşıyoruz; fakat Satürn bize farklı bir dil öğretir:
Yavaş ilerle, ama sağlam ilerle. Durmadan çalış; çünkü sabreden, emeğini düzenli veren kişi mutlaka karşılığını alır.
İşte bu nedenle Satürn’ün enerjisini doğru kullanmak, uzun vadeli başarının en kıymetli anahtarlarından biridir.
Sevgiyle,
Kübra Gül